CSRD’de Yeni Dönem
Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz yıllarda sürdürülebilirlik raporlamasına yönelik gerçekleştirdiği düzenlemeler, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performanslarını daha şeffaf ve ölçülebilir şekilde ortaya koymalarını hedeflemektedir. CSRD ve ESRS gibi düzenlemeler; sürdürülebilirlik konularını yalnızca belli başlı alanlar ile sınırlı olmaktan çıkararak şirketlerin yönetim, veri toplama ve raporlama süreçlerinin önemli bir parçası haline getirmiştir.
Son dönemde Avrupa Birliği sürdürülebilirlik raporlamasının daha uygulanabilir hale getirilmesine yönelik sadeleştirme çalışmaları başlattı. Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Omnibus sadeleştirme çalışmaları kapsamında, şirketlerin idari yükünü hafifletmeye ve raporlama süreçlerinin etkinliğini korumaya yönelik düzenlemeler gündeme alınmıştır.
Bu kapsamda taslak revizyonlar, zorunlu veri noktalarında yüzde 60’ın üzerinde, toplam veri noktalarında ise yüzde 70’in üzerinde azalma öngörmektedir. Ayrıca standartların daha anlaşılır ve daha uygulanabilir hale getirilmesi hedeflenmektedir.
Sadeleştirme çalışmalarına rağmen sürdürülebilirlik raporlamasının temel yaklaşımında bir değişiklik bulunmamaktadır. Şirketlerin karar alma süreçleriyle bağlantılı ve yönetilebilir verilere odaklanılması hedeflenmektedir.
Sadeleştirme sürecine rağmen şirketler açısından sürdürülebilirlik yönetimi önemini korumaktadır. Çifte önemlilik analizi, iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatlar, ESG veri yönetimi, tedarik zinciri süreçleri, yönetişim yapısı ve sürdürülebilirlik performansının izlenmesi gibi başlıklar şirketlerin gündeminde yer almaya devam edecektir.
Bu nedenle şirketlerin sürdürülebilirlik verilerinin toplanması, doğrulanması ve yönetilmesine yönelik sistematik yapılar oluşturmaları önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde, değişen düzenlemelere uyum sağlayan ve sürdürülebilirliği kurumsal stratejilerinin bir parçası olarak ele alan kuruluşlar önemli avantajlar elde edecektir.